1929
19 Ağustos 1929 Pazartesi günü, Ertuğrul Yatı ile İstanbul’dan hareket eden Atatürk, yanında İçişleri Bakanı Şükrü Kara, Özel Kalem Müdürü Tevfik, Başyaveri Rusuhi ile yakın arkadaşlarından Kılıç Ali ve Zühtü Bey’le birlikte saat 16.00’da Yalova’ya gelir. Halkın coşkun tezahüratları arasında iskeleye çıkan Atatürk, yanındakilerle birlikte önce Kaplıca’ya gider. Kaplıca’yı gördükten ve buranın geliştirilmesi için aydınlatıcı talimatlar verdikten sonra Baltacı Çiftliği (Günümüzde TİGEM tesisleri)’ne geçer. Bu sırada çiftlikte göçmenler bulunmaktadır. Atatürk, göçmenlerle konuşarak, sorunlarını dinler, yetkililere ilgili talimatları verdikten sonra saat 20.00’de Yalova’dan İstanbul’a hareket eder. Böylelikle 19 Ağustos tarihi hem Atatürk hem de Yalova için bir dönüm noktası olmuştur.

Atatürk, termal’e üst üste iki gün (19 ve 20 Ağustos 1929) gelir ve Termal’in işletmesini açılan ihale ile alınmasını ister. Atatürk’ün Yalova’yı ve Termal’i ilk defa 1929’da duymadığı, daha öncede Termal hakkında bilgi sahibi olduğu, ancak Termal’i görmediği bilinmektedir. TBMM’de Yalova - termal konusu zaman zaman gündeme gelmiş, hatta Atatürk, termal ile ilgili bazı kararnameleri imzalamıştır. Bu tarihten sonra Atatürk çeşitli tarihlerde Yalova’ya ve Kaplıca’ya gelerek hem dinlenmiş hem de bazı önemli çalışmaları burada yapmıştır.
.png)
21 Ağustos günü İstanbul'dan Bursa'ya gitmek üzere Yalova'dan geçen Atatürk, 22 Ağustos günü Bursa'dan İstanbul'a dönüşünde yine Yalova'ya uğrar.
Atatürk, 24 Ağustos günü İstanbul'dan Yalova'ya gelir ve 25 Ağustos gecesi tekrar İstanbul'a döner.
28 Ağustos günü Ertuğrul Yatı ile İstanbul'dan Yalova'ya geçen Atatürk aynı gün İstanbul'a geri döner.
3 Eylül günü Ertuğrul Yatı ile İstanbul'dan Yalova'ya geçen Atatürk Baltacı Çiftliğine uğrar ve aynı gün İstanbul'a geri döner.
.png)
Atatürk 12 Eylül günü Ertuğrul Yatı ile Yalova'ya gelir.

13 Eylül günü Yalova’da Millet Çiftliği’ne giderek incelemelerde bulunur.

14 Eylül günü, Baltacı Çiftliği'nde bir gezinti yapar.
18 Eylül günü Ertuğrul Yatı ile İstanbul'a döner. Atatürk, bu ziyareti sırasında çevrede gezinti yaparken arazide kaybolur ve tesadüfen yolda çobanlık yapan bir çocuğa rastlar kendisinden yol tarifi alır. Sohbet esnasında ocuğun rahat tavırları çok hoşuna gider. Atatürk çocuktaki sıtma rahatsızlığını farkedince ailesinden izin alarak İstanbul'a tedaviye gönderir. Hatta 21 ve 22 Eylül tarihlerinde ard arda iki gün, Şişli Çocuk Hastanesi’ne giderek tedavi görmekte olan küçük çoban, Sığırtmaç [çoban] Mustafa’yı ziyaret eder.
Atatürk 8 Aralık günü Ankara’dan Yalova’ya gelir. 9 Aralık günü bir gezinti yapar.
.png)
.png)
15 Aralık günü Marmara vapuru ile Derince üzerinden trenle Ankara’ya hareket eder.
1930
Atatürk, 12 Haziran günü İstanbul’dan Ertuğrul yatı ile Yalova’ya gelir ve yapılmakta olan köşk hakkında bilgi alır, akşam tekrar İstanbul’a döner. Ardından 17 Haziran günü tekrar Yalova'ya gelir ve üç gün kaldıktan sonra 20 Haziran günü İstanbul'a geri döner.
30 Haziran günü Yalova'ya gelen Atatürk, 11 Temmuz günü İstanbul' a gider ve ertesi günü tekrar Yalova'ya gelir.
.png)

21 Temmuz günü Atatürk, Yalova’da Tahran’a Elçi olarak atanan Hüsrev (Gerede) Bey’i kabul eder ve Türk-İran ilişkileri ve dostluğu üzerine şu talimatı verir: “Bugünkü Türkiye Cumhuriyeti ricali (devlet adamları), mazinin mânasız kör dövüşlerini bilir. Onu hiçbir sebep ve suretle, asla tekrar etmek istemez!”
Atatürk 24 Temmuz günü, Lozan Barış Antlaşması’nın 7. yıldönümü nedeniyle Başbakan İsmet (İnönü) Paşa’ya şu telgrafı gönderir: “Lozan Antlaşması’nı imzaladığınız büyük günün şerefli hatırasını kutlar, bundan duyduğum iftiharlarımı takdim eder ve sevgi ile gözlerinizden öperim.” Aynı gün Yalova’da kendisini ziyaret eden Fethi (Okyar) Bey’e çiftliklerini ve yapılmakta olan binaları gezdirir.
28 Temmuz günü Atatürk, yakın arkadaşlarıyla sohbeti sırasında Fethi (Okyar) Bey’e şunları söyler: “...Memlekette muhalif bir parti kurmak lâzımdır. Böyle bir parti kurulursa Meclis’te münakaşa daha serbest olur. Meselâ, siz böyle bir partinin başına geçerseniz bildiklerinizi serbestçe Meclis’te söylersiniz; bu suretle uygulamada görülen birçok hataların önü alınmış olur.” 29 Temmuz gecesi Fethi (Okyar) Bey’le beraber, Ertuğrul Yatı ile Yalova’dan İstanbul’a hareket eder.
Atatürk 1 Ağustos günü İstanbul'dan Yalova'ya gelir. 7 Ağustos günü akşamı
Denizyolları İşletmesi tarafından düzenlenen baloda İsmet (İnönü) ve Fethi
(Okyar) Bey’e şunları söyler: “...Ben şimdi bir babayım. Siz ikiniz de
benim evlâdımsınız. İkiniz arasında benim gözümde hiçbir fark yoktur. Benim
istediğim sadece, memleket işlerinin Büyük Millet Meclisi’nde açıkça
tartışılmasıdır. Büyük Millet Meclisi’nde, Türk milletinin gözü önünde,
açıkça konuşulamayacak hiçbir iş yoktur.”
10 Ağustos günü Atatürk, yeni bir parti kurulması isteği hakkında Fethi
Bey’in 9 Ağustos tarihli mektubuna şu cevabı verir: “Büyük Millet
Meclisi’nde ve millet karşısında, millet işlerinin serbest münakaşası ve iyi
niyet sahibi kişilerin ve partilerin düşüncelerini ortaya koyarak, milletin
yüksek menfaatlerini aramaları benim gençliğimden beri âşık ve taraftar
olduğum bir sistemdir. Memnuniyetle tekrar görüyorum ki, lâik cumhuriyet
esasında beraberiz. Zaten benim siyasî hayatta bir taraflı olarak daima
aradığım ve arayacağım temel budur. Bu nedenle Büyük Meclis’te aynı temele
dayanan yeni bir partinin faaliyete geçerek millet işlerini serbest münakaşa
etmesini cumhuriyetin esaslarından sayarım!” Aynı akşam Atatürk,
arkadaşlarıyla sohbeti esnasında şunları söyler: “Lâzımdır ki insanlar
evvela siyasî rengini, reyini ve kararını açık ve milletçe anlaşılır tarzda
ifade etsin. Merdane, namuskârane hareket budur. Fethi Beyefendi ancak bu
tarzda hareket edebilir arkadaşlardandır ve böyle hareket etmiştir. Açık ve
doğru hareket etmek ve bu suretle Türk’ün yüksek siyasî kurumunu,
Cumhuriyet’i yükseltmek... Bugünün Türk toplumu, mazinin en derin
uygarlıklarında kuruculuk iddia eden bu Türk milletinin bugünkü çocukları,
açık ve doğru yolu bulmuşlardır!” Bu gelişmelerden sonra 12 Ağustos günü
Fethi (Okyar) Bey’in genel başkanlığında Serbest Cumhuriyet Partisi kurulur
ancak uzun ömürlü olmaz ve 17 Kasım günü parti kendini fesheder.
20 Ağustos günü Atatürk, gece sofrada arkadaşlarına şu sözleri söyler: “Milletin,
şahıslara kendini unutacak ve kendini kaptıracak kadar tutkun olması iyi
netice vermez. Bunun tarihte misalleri çoktur.” Aynı şekilde 23 Ağustos
gecesi ise şunları söyler: “...Biz bu müesseseyi (cumhuriyeti) hacılara,
hocalara terk etmek için meydana getirmedik. Tarihi, Octave’a bırakamayız.
...Cumhuriyet müessesesinin bir müstebit (baskıcı hükümdar) eline
geçeceğini mezarımda bile duysam, millete karşı haykırmak isterim.
..Cumhuriyetin milletin kalbinde kök saldığını görmek, yegâne emelimdir.”
2 Eylül günü Atatürk, Prof. Sadri Maksudi (Arsal) Bey’in “Türk Dili için”
adlı kitabı içim şunları yazar: “Millî his ile dil arasındaki bağ çok
kuvvetlidir. Dilin millî ve zengin olması, millî hissin gelişmesinde başlıca
etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil, şuurla
işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti,
dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır!”
Atatürk 5 Eylül 1930 günü Yalova'dan ayrılarak İstanbul'a gider. 1930
yılında son olarak 4 Aralık günü İstanbul’dan Yalova’ya günübirlik gelir ve
akşam tekrar İstanbul’a döner.
.png)



.png)
1931
Atatürk, 22 Temmuz 1931 günü Ertuğrul yatı ile İstanbul’dan Yalova’ya gelir. 1 Ağustos günü Atatürk Yalova'da, New York’tan uçarak Yeşilköy’e inen Russel Boardman ve John Polando adlı Amerikalı havacıları kabul eder ve kendilerine şunları söyler: “...Kıtaları birleştirirken, milletleri yaklaştırıyorsunuz. Sizin gibi kahramanlar, milletleri birbirlerinin saadetleri ve kaderleriyle ilgilenen bir aile fertleri haline getirirler. Şüphe etmem ki siz, uygarlığını hayranlıkla izlediğimiz Yeni Dünya’nın büyük diyarı ile eski dünya kıtalarının birleştikleri yerde bulunan Yeni Türkiye’yi böyle vasıtasız birleştirirken, Amerikalıların ve Türklerin kalplerini de birbirine daha ziyade yaklaştırdınız.” Atatürk ayrıca Amerikalı havacıların başarısı nedeniyle Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Hoover’e şu tebrik telgrafını gönderir: “Amerikalı kahramanlar, Türk ulusunun kalbini sevinçle doldurmuştur. Başarmış oldukları harikulâde işin sonunda bu cesur gençlerin yüzlerinde gördüğüm neşe ve kararlılık ifadesi bana şu inancı verdi ki, insanlık için kazandıkları bu büyük zafer onlar için yalnız bir başlangıçtır.”

Atatürk 7 Ağustos günü Yalova'dan ayrılarak Bursa'ya gider. Atatürk 8 Ağustos akşamı İstanbul’dan Ertuğrul Yatı ile Yalova’ya gelir.
23 Ağustos günü, liseler için tarih kitapları yazılırken, Türk Tarih Kurumu’na gönderdiği mektupta şunları yazar: “...Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.”
Atatürk 25 Ağustos günü Yalova’dan Ertuğrul Yatı ile İstanbul’a doğru hareket eder. 31 Ağustos akşamı İstanbul’dan Yalova’ya gelen Atatürk 6 Eylül günü Ertuğrul yatı ile Büyükada’ya geçerek Yat Kulüp’te bir süre kalır, tekrar Yalova’ya döner. 8 Eylül 1931 günü Atatürk, sabah Yalova’dan ayrılarak İstanbul’a geçer.
1932
Atatürk 16 Temmuz 1932 günü, trenle Ankara’dan Derince’ye oradan da Ertuğrul Yatı ile Yalova’ya gelir. 18 Temmuz günü Yalova’da, İtalyan Filosu Komutanı Amiral Morno ve İtalya Büyükelçisi Baron Aloiz’i kabul eder, akşamüzeri ise Baltacı ve Millet Çiftliklerine giderek gezinti yapar. 22 Temmuz günü, Yalova yakınındaki Çınarcık’a giderek, burada Çoban Mehmet ve diğer bazı pehlivanların güreşlerini izler. 23 Temmuz günü, Millet Çiftliği’ne gider, daha sonra motorla bir deniz gezintisi yapar. 24 Temmuz günü Atatürk, Sakarya motoru ile Yalova’dan hareket ederek Marmara’da bir gezinti yapar, Büyükada’ya uğrayarak Yat Kulüp’te bir süre dinlendikten sonra tekrar Yalova’ya döner. 29 Temmuz günü Millet Çiftliği’nde İsmet Paşa’yı kabul eder.
31 Temmuz günü Yalova'dan ayrılarak İstanbul'a geçer.
.png)
Atatürk 4 Ağustos günü, Ertuğrul Yatı ile Dolmabahçe’den hareket ederek saat 20.00’de Yalova’ya gelir. 9 Ağustos günü Alman Büyükelçisi Nadolny Rudolf’u, 12 Ağustos günü Fransız arkeologlarından Prof. Delaport’u, 14 Ağustos günü Amerika Büyükelçisi Sherrill'i kabul eder. 18 Ağustos günü, Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin amacı ve Türk dili çalışmaları üzerine Yunus Nadi ile görüşür ve kendisine şunları söyler: “...Amaç, Türk milletine kendi mazisinde mevcut ve miras kalmış, geleceğini de kapsayan kendi kültürünü ortaya çıkararak göstermektir.” Atatürk 24 Ağustos günü akşamüzeri Yalova’da Baltacı Çiftliği’ne, buradan da Sakarya motoru ile Sultanhisar’a geçtikten sonra saat 20.00’de Yalova’ya döner.
29 Ağustos Yalova’da gece sofrada, Atatürk’le İsmet Paşa arasında bir tartışma olur. (Bu tartışma, "dizbağı nişanı olayı" olarak bilinmektedir.)
30 Ağustos Yalova’da, gece sofrada Atatürk, İsmet Paşa’ya dönerek şunları söyler: “Hatırlar mısın, Rayak Bölgesi Komutanı olarak vazifem başına giderken Şam’daki karargâhında sana uğradığım o karlı geceyi? Sırtında kaputunla bir masanın başına oturmuş, bir gaz lâmbasının ışığında önüne serdiğin haritayı tetkik ediyordun! “Vaziyeti nasıl görüyorsun?” diye sormuştum. “Kötü, çok kötü” demiştin, “Düşmanın tipiden istifade ederek gün ağarmadan bir baskın yapması beklenebilir”. Ben “şu halde ne duruyorsun? Bir an evvel geriye çekilmek kararını versene!” deyince, sen buna karşılık vaziyeti Grup Komutanlığı’na bildirdiğini, henüz cevap alamadığını ve kendiliğinden bir karar veremeyeceğini söylemiştin. Ben de “Emir mi bekliyorsun?” demiştim, “O emri Rayak Bölgesi Komutanı yetkime dayanarak ve bütün mesuliyeti üstüme alarak sana ben veriyorum!” Atatürk’ün bu sözleri üzerine İsmet Paşa’nın cevabı: “Nasıl hatırlamam, nasıl unutabilirim o geceyi! Sen benim imdadıma Hızır gibi erişmiştin. Nitekim, senin emrini yerine getirdikten birkaç saat sonra düşman kuvvetleri mevzilerimizi işgal etmişti; biraz daha bekleseydim, korktuğum felâkete uğramaktan beni hiçbir mucize kurtaramayacaktı!”
Atatürk, 31 Ağustos günü Yalova’dan Ertuğrul Yatı ile İstanbul’a hareket eder.
1932 yılında son olarak 7 Ekim günü, Dolmabahçe’den Sakarya motoru ile Yalova’ya gelen Atatürk, aynı akşam tekrar Dolmabahçe Sarayı’na döner.
1933
Atatürk, 4 Temmuz 1933 günü sabahın erken saatlerinde İstanbul’dan yatla hareket eder ve sabah Yalova’ya gelir. Akşamüzeri Yalova’dan ayrılarak tekrar İstanbul’a döner.
14 Temmuz günü Ertuğrul Yatı ile İstanbul’dan Çanakkale’ye giden Atatürk şehihirde kısa süre kaldıktan sonra buradan hareketle Yalova’ya gelir. Geceyi burada geçirdikten sonra 16 Temmuz günü İstanbul'a döner. 18 Temmuz günü tekrar Yalova'ya gelir. 24 Temmuz günü Yalova’da Millet Çiftliği’nde denize girdikten sonra motorla Karamürsel’e oradan da İstanbul’a geçer. 25 Temmuz günü akşamı Yalova'ya döner.
27 Temmuz günü Atatürk, Adatepe torpidosuyla Yalova’dan İstanbul’a gider ve Dolmabahçe Sarayı’nda eski Afgan Kralı Amanullah Han’ı kabul ettikten sonra akşam yine Adatepe torpidosu ile İstanbul’dan Yalova’ya döner. Bu seyahat esnasında geminin hatıra defterine şunları yazar: “Adatepe ile yaptığım kısa yolculuğun değerli hatırasını unutmayacağım. Yakından tanımak fırsatına sahip olduğum seçme deniz komutanlarımız, genç subaylarımız ve denizcilerimizle iftihar ettim.”
31 Temmuz günü akşamüzeri Atatürk, Ankara motoruyla Yalova’dan İstanbul’a geçer, Dolmabahçe Sarayı’nda kısa bir süre dinlendikten sonra tekrar Yalova’ya döner. 1 Ağustos günü öğleden sonra Fransız Büyükelçisi Charles de Chambrun’u kabul eder. Aynı günü kanunla kapatılan İstanbul Darülfünunu’nun yerine İstanbul Üniversitesi kurulur.
6 Ağustos günü Başbakan İsmet Paşa’ya yazdığı mektupta şu satırlara yer verir: “İsmet, büyük adamsın; hassas olduğun kadar his veren adamsın. ...Sen, beni muhakkak çok seviyorsun. Ya ben seni! Buna cevap istemez. Gözlerinden öperim!” 12 Ağustos günü sabah Ertuğrul Yatı ile Yalova’dan Pendik’e gider ve İsmet Paşa’yı alarak beraber Yalova’ya geri döner.
17 Ağustos günü, Yalova’dan İstanbul’a geçen Atatürk Dolmabahçe Sarayı’nda Türk Dili Tetkik Cemiyeti Merkez Heyeti’nin toplantısına başkanlık eder. 19 Ağustos sabah İstanbul'dan yalovaya gelir ancak akşam İstanbul'a geri döner.
Atatürk 23 Ağustos günü tekrar Yalova'ya gelir. 26 Ağustos günü Atatürk, Türkiye İş Bankası’nın 9. kuruluş yıldönümü nedeniyle Yalova’da, İş Bankası Heyeti’ni kabul eder ve şu demeci verir: “İş Bankası mütevazi bir sermaye ile işe başlamıştır, mütevazi olan maddî sermayesi idi, fakat manevî sermayesi çok büyüktü, çünkü işin başında gayet kıymetli, iyi ahlâklı, sebatlı Celâl (Bayar) Bey ve onun yanında birkaç kişiyi geçmeyen güzide arkadaşlar bulunuyordu. Bu maddî sermayenin yüzlerce misli ile işe başlamış ve hiçbir başarı göstermeden batmış nice kurumlar tanırız. Demek ki bir kurumun yaşaması, gelişmesi, başarı kazanması o kurumun başına geçenlerin ahlâklı, dürüst, imanlı kişiler olmasına bağlıdır. İş Bankası, memleketimizin iktisadiyatına çok yararlı hizmetler yapmıştır. Bence bütün bu hizmetlerin üstünde daha mühim olan bir hizmeti de bankacılıkta gençlerimizi yetiştirmiş olmasıdır. En çok bununla iftihar ederim.”
30 Ağustos günü Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi (Çakmak) Paşa’yı kabul eder. 1 Eylül günü akşamüzeri Yalova’dan motorla Büyükada Yat Kulübü’ne gider, gece tekrar Yalova’ya döner. 3 Eylül günü Atatürk, Yalova’dan motorla Heybeliada’da Kemalettin Sami Paşa’nın köşküne gider, bir süre dinlendikten sonra araba ile adada bir gezintiyi takiben tekrar Yalova’ya döner. 5 Eylül gecesi Yalova'dan ayrılarak Ertuğrul Yatı ile İstanbul'a geçer.
Atatürk 1933 yılında son olarak 29 Eylül gecesi İstanbul motoruyla İstanbul’dan Yalova’ya gelir ve ertesi günü akşam tekrar İstanbul’a döner.
1934
Atatürk, 2 Mayıs 1934 günü Kalamış Vapuru'yla Dolmabahçe’den hareket eder ve Moda iskelesinden İsmet Paşa’yı alarak Yalova’ya gelir. 4 Mayıs günü Yalova’dan Bursa’ya gelerek öğle yemeğini burada yer ve tekrar Yalova’ya döner. 5 Mayıs günü Yalova’dan vapurla Derince’ye geçer, buradan da trenle Ankara’ya hareket eder.
3 Temmuz 1934 günü Atatürk Ertuğrul Yatı ile İstanbul’dan Yalova’ya gelir. 7 Temmuz günü yine Ertuğrul Yatı ile Derince’ye geçer ve buradan trenle Ankara’ya hareket eder.
Atatürk 20 Temmuz günü tekrar Yalova'ya gelir ve 30 Temmuz'a kadar burada kaldıktan sonra İstanbul'a döner. 31 Temmuz günü dil çalışmaları ve 2. Türk Dil Kurultayı hazırlıklarıyla ilgilendikten sonra akşam Dolmabahçe’den Ertuğrul Yatı ile Çanakkale’ye hareket eder. 1 Ağustos günü saat 10.00’da Çanakkale önlerine geldikten sonra, karaya çıkmaksızın saat 13.30’da Yalova’ya hareket eder ve 2 Ağustos günü Yalova'ya gelir. 11 Ağustos günü, Dolmabahçe Sarayı’nda düzenlenecek olan Türk Dili Tetkik Cemiyeti toplantısına başkanlık etmek üzere Yalova'dan ayrılır.
Atatürk 1934 yılında Yalova'ya son olarak 28 Ağustos gecesi yine Ertuğrul Yatı'yla gelir ve 29 Ağustos gecesi Tuzla'ya gitmek üzere Yalova'dan ayrılır.
1935
Atatürk, 23 Mayıs 1935 akşamı Kalamış Vapuru'yla İstanbul’dan Yalova’ya gelir. 24 Mayıs günü Baltacı ve Millet Çiftliklerine gider. 25 Mayıs akşamı Büyükada'ya giderek geceyi Yat Kulüp' te geçirir. 31 Mayıs günü sabaha karşı motorla İstanbul'dan Yalova'ya tekrar gelir aynı gün saat 16:00 da ayrılarak Heybeliada'da bulunan İsmet (İnönün) Paşa'nın köşküne gider.

Atatürk 10 Temmuz günü Ertuğrul Yatı ile Yalova'ya gelir, 15 Temmuz günü Bursa'ya gider.
1936
Atatürk, İstanbul'da bulunduğu sırada, 2 Mart günü saat 13.30’da motorla Yalova’ya gelir, akşam saat 20.00’de Dolmabahçe Sarayı’na geri döner.
Atatürk 31 Mayıs günü akşamüzeri Sakarya motoruyla Florya’dan Yalova’ya gelir, 1 Haziran günü akşamüzeri yine Sakarya motoruyla Yalova’dan İstanbul’a hareket eder, geceyi Florya'da geçirir.
10 Ağustos günü Florya’dan Ertuğrul Yatı ile Yalova’ya gelir. 10/11 Ağustos gecesini çalışarak geçirir. 16 Ağustos günü İstanbul'a döner.
1937
Atatürk, 1937 yılının başlarında İstanbul'da bulunduğu sıralarda 28 Şubat günü öğleden sonra Heybeli Vapuru'yla Yalova’ya kadar bir gezinti yapar, gece Dolmabahçe Sarayı’na döner.
Atatürk, 19 Haziran günü Sakarya motoruyla İstanbul’dan Yalova’ya gelir. 20 Haziran günü akşamüzeri Baltacı ve Millet Çiftliklerine gider, akşam Yalova’daki köşke döner.
21 Haziran günü Atatürk, Yalova’da -kendi isteği üzerine- Yalova Kaplıcası Başhekimi Dr. Nihat Reşat Belger tarafından muayene edilir. Ancak bu muayenede dikkate değer bir bulgu tespit edilmez. 25 Haziran günü Dolmabahçe Sarayı'na döner.
1937 yılında son olarak 3 Ekim günü
Ertuğrul Yatı ile Dolmabahçe’den Yalova önlerine gelir, buradan Derince’ye
geçerek Ankara'ya doğru hareket eder.
1938
Atatürk. 21 Ocak 1938 günü trenle İzmit üzerinden Derince’ye, buradan Akay vapuru ile Yalova’ya gelir ve yeni yapılan Termal Otel’in ilk misafiri olur.
22 Ocak günü bazı şikâyetleri üzerine Kaplıca Başhekimi Dr. Nihat Reşat Belger tarafından muayene edilir ve muayene sonucunda ilk defa olarak “siroz başlangıcı” teşhisi konulur. Bu teşhis, daha sonra diğer hekimlerle beraber Fransa’dan davet edilen Prof. Dr. Fiessinger tarafından da doğrulanır.
23 Ocak günü Atatürk Yalova’ya çağrılan Prof. Dr. Neşet Ömer İrdelp tarafından muayene edilir.
Atatürk 1 Şubat 1938 günü Yalova'dan ayrılarak Bursa'ya gider.

.png)


1.png)
.png)

.png)








.png)
.png)
.png)
.png)

.png)
.png)
.png)
.png)
.png)
.png)
.png)
.png)

.png)

.png)
.png)
.png)

.png)


.png)







.png)


.png)


.png)


ANA SAYFA